Bülbülü Öldürmek – Harper Lee
“Başka
insanların yüzüne bakabilmek için ilk önce kendi yüzüme bakabilmeliyim.
Çoğunluğa bağlı olmayan tek şey insanın vicdanıdır.”
1960
yılında yayınladığından bu yana bütün edebiyat severlerin gönlünde özel bir yer
edinen muhteşem bir klasik. 20. Yüzyılın başlarında ABD’nin güneydoğu
eyaletlerindeki insan davranışı ve ortak vicdan konularını ele alıyor.
1984
– George Orwell
‘’Bağlılık,
düşünmemek demektir, düşünmeye gerek duymama demektir. Bağlılık,
bilinçsizliktir.’’
1948
yılında yazılan, zekice kurgulanmış, politik anlamda devrim niteliği taşıyan
bir kitap. 1984 yılı geçse de, günümüzü ve geleceği simgeleyen yazıldığı
dönemin çok ötesinde olan bu roman güncelliğini hiç bir zaman yitirmeyecek.
Fareler
ve İnsanlar – John Steinbeck
‘’İnsanın
yüreğinin iyi olması için akla ihtiyacı yoktur. Bana zaten bu ikisi birlikte
pek olmuyor gibi geliyor. Gerçekten akıllı bir adama bakıyorsun, hiç de iyi
biri olmadığını görüyorsun.”
Fareler
ve İnsanlar, iki mevsimlik tarım işçisinin arasındaki dostluğun karmaşık bir
hikayesini ele alıyor. En büyük hayalleri küçük bir toprak satın alıp insanca
yaşamaktır. Ne yazık ki, fareler ve insanların en iyi düşünülmüş planları
genellikle boşa çıkar.
Dönüşüm
– Franz Kafka
“Herkes
beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor. Şimdi hayvanlarla ilgili
bunca şey yazılmasının nedeni de bu. Özgür ve doğal bir yaşama duyulan özlemin
ifadesi. Oysa insanlar için doğal yaşam, insanca yaşamdır. Ama bunu
anlamıyorlar. Anlamak istemiyorlar. İnsan gibi yaşamak çok güç, o nedenle hiç
olmazsa kurgusal düzeyde bundan kurtulma isteği var.”
Franz
Kafka böcek metaforu üzerinden insanı düşünmeye ve hayatı sorgulamaya itiyor.
Benliğini kaybeden bir insanın nasıl toplum ve ailesi tarafından dışlandığını
ve ölüme terk edildiği çarpıcı bir şekilde ifade ediliyor.
Fahrenheit
451 – Ray Bradbury
“Kitap
yakmaktan daha kötü suçlar vardır. Bunlardan biri de kitap okumamaktır.”
Kitapsız
bir dünyayı gözler önüne seren başarılı bir distopyadır.
Çavdar
Tarlasında Çocuklar – J.D. Salinger
“Sakın
kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra.”
Gönülçelen
adıyla da bilinen Çavdar Tarlasındaki Çocuklar, ergenlik çağındaki zorlukları
ve yalnız bırakılmayı anlatıyor.
Uçurtma
Avcısı – Khaled Hosseini
“Çocuklar
boyama kitabı değildir. Onları en sevdiğin renklere boyayamazsın…”
Dönüp
dönüp baştan okuyacağınız gerçek bir dostluğun hikayesidir. Daha önce hiçbir
romanda değinilmemiş tarihin perde arkasını önümüze seren bu roman, etnik ve
dini farklılıklara rağmen birbirinden kopamayan iki dostun hikayesini
anlatıyor.
Martı
– Jonathan Livingston
“Cehaletimizi
kırabiliriz, becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekamızı kullanarak kendimizi
bulabilir, kendimiz olabiliriz. En önemlisi, özgür olabiliriz! Uçmayı
öğrenebiliriz!”
Bir
martının hayatı üzerinden bize kendi sınırlarımızı aşabileceğimizi söyleyen bir
kitaptır.
Hayvan
Çiftliği – George Orwell
“Bütün
hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir.”
Eşitlikçi
bir toplum hayalinin diktatörlüğe geçişini anlatan muhteşem bir romandır.
Satranç
– Stefan Zweig
“Suskunluğun
siyah okyanusundaki cam fanuslu bir dalgıç gibi yaşıyordu insan, kendisini dış
dünyaya bağlayan halatın kopmuş olduğunu ve o sessiz derinlikten hiçbir zaman
yukarı çekilmeyeceğini ayrımsayan bir dalgıç gibi hatta.”
Bir
oturuşta bitirebileceğiniz, akıcı bir dille yazılan etkileyici bir romandır.
